

Yeni Bir Yetkilendirme (İmtiyaz) Sözleşmeleri Kanunu Yapılmasına Mutlak Bir Gereksinim Vardır
138
la adalet hizmetlerinin özel kişilere gördürülüyor olmasını açıklaya-
mayacağını savunmaktadır.
102
Ulusoy, 13 Ağustos 1999 tarihinde yapılan anayasa değişikliğinin
bütün kamu hizmetlerinin özel hukuk rejimine tabi tutulup tutulma-
yacağı konusunda bir sınırlama getirdiğini, zira Anayasa’nın 47. mad-
desinin 4. fıkrasında yer alan “Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve di-
ğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden
hangilerinin
” özel hukuk rejimine tabi tutulacağını kanun koyucunun
belirleyeceğinin hüküm altına alınmasının, bu faaliyetlerin en azın-
dan bir bölümünün bu rejim dışında, bir başka deyişle, kamu hukuku
rejiminde gördürüleceği anlamına geleceğini belirtmektedir.
Ulusoy, bu bağlamda, Anayasa’nın zorunlu olarak kamu hukuku
rejimine tabi tuttuğu asgari bir kamu hizmeti alanı öngördüğü söyle-
nebileceğini, ancak bu asgari alana hangi kamu hizmetlerinin girdiği-
ni belirlemenin kolay görünmediğini ifade etmektedir. Yazar, bu ko-
nuda Anayasa metninden bir sonuç çıkarmak olanaklı görünmemekle
birlikte, bu alana yalnızca egemenlikle doğrudan doğruya bağlantılı
(ulusal savunma, kamu düzeninin sağlanması gibi) kamu hizmetle-
rinin gireceğini ve ekonomik yönü ağır basan kamu hizmetinin bu
alana dâhil olmayacağının savunulabileceğini belirtmektedir. Yazar
Anayasa’da 13 Ağustos 1999 tarihinde yapılan düzenlemeden çıkarıla-
bilecek tek kesin sonucun, ayrıksız bir şekilde tüm kamu hizmetlerini
özel hukuk rejimine tabi tutan bir yasal düzenlemenin Anayasa’nın
47. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olacağını, öte yandan, Anayasa’da
yer alan bu hükmün, tek tek sayılmak ve bütün kamu hizmetlerini
kapsamamak şartıyla, kanun koyucuya, kamu hizmetlerini özel hu-
kuk rejimine tabi tutarak özel kişilere gördürme konusunda açık bir
takdir yetkisi verdiğini ifade etmektedir.
103
Gerdaneri ve Berk ise belediye vergi ve harçlarının ihale yoluy-
la özel kuruluşlar aracılığıyla tarh, tahakkuk ve/veya tahsili üzerine
yaptıkları incelemede “buyurucu ve toplum hayatına müdahale edici
nitelik taşıyan, denetim, kontrol, ruhsat ve izin verme, men etme gibi
kamu kudretine dayalı görev ve yetkilerin özel kişi ve kuruluşlara gör-
dürülmesinin mümkün olmadığı” sonucuna ulaşmışlardır.
104
102
Bkz. Ulusoy, s. 48-49.
103
Ulusoy, s. 49-50.
104
Bkz. Tan. Kamu Hizmeti İmtiyazından “Yap-İşlet-Devret” Modeline, s. 322 ve dn.
49.