

Tasarrufun İptali Davasının İpotek Alacaklısı ve Dördüncü Kişiye Etkisi
246
alacağına, ipotek alacağından önce yer verileceği konusunda tereddüt
yoktur.
45
Buna karşın ihtiyati haciz kararından ve hatta
tasarrufun ip-
tali davasından önce üçüncü hatta dördüncü kişinin gayrimenkulü-
ne ipotek koyduran (bu bağlamda üçüncü ve dördüncü kişi olarak
da adlandıramayacağımız) herhangi bir kişinin durumu acaba ne
olacaktır?
Yargıtay, gerek, tasarrufun iptali davasına konu taşınmazı devra-
lan borçlunun alacaklıları tarafından uygulanan
haczin
, iptal edilmiş
tasarruf oranında davayı kazanmış olan alacaklıya karşı bir önceliği-
nin olmadığı;
46
gerekse tasarrufun iptali davasına konu taşınmazla il-
45
“…Davacı vekili, «borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cet-
velinde satış bedelinden 1.800.000.000 TL’nın müvekkili bankaya 5.080.000.000
TL’nın ise davalı bankanın alacaklı olduğu 1997/1470 Esas sayılı dosyaya pay ay-
rıldığını, davalı bankanın taşınmaza 24.4.1997 tarihinde ihtiyati haciz koyduktan
bir gün sonra müvekkili banka lehine 9.000.000.000 TL’lık ipotek tesis edildiğini,
davalıya ayrılan payın müvekkili banka lehine tesis edilen 25.4.1997 tarihli ipotek
ile garameten paylaştırılması gerektiğini» ileri sürerek «sıra cetvelinin iptaline ka-
rar verilmesini» talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, «ihtiyati hacizden sonra tesis
edilen ipotek alacaklısının garameye girmeyeceğini, bu durumda İİK’Nun 268.
maddesinin kıyasen uygulanamayacağını» belirterek «şikayetin reddini» savun-
muştur. Merci Hakimliğince «iddia, savunma ve toplanan delillere göre taşınmaz
rehninin borçlunun yaptığı bir tasarruf olup, taşınmaz üzerine daha önceden ko-
nulan ve sonra kesinleşen ihtiyati haczi geçersiz kılmayacağı, satış bedelinin ön-
celikle ihtiyati haczi sahibi alacaklıya ödeneceği» gerekçesiyle «şikayetin reddine»
karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kara-
rın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik
bulunmamasına ve özellikle davalı alacaklının ihtiyati haczi 24.4.1997 tarihli olup,
davacı alacaklı banka lehine aynı mahcuz üzerinde tesis edilen
ipotek
25.4.1997
tarihli olduğundan, haczinden sonra tesis edilen ipoteğin rüçhanlı sayılmamasın-
da ve
İİK’nun
268. maddesinde ihtiyati hacizden sonra konulan hacze iştirakten
bahsedildiğinden, «satış bedelinin garameten paylaştırılması gerektiğine» ilişkin
itirazın kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekili-
nin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uy-
gun bulunan merci kararının İİK’nun 366. maddesi uyarınca Onanmasina...” 19.
HD. 28.5.1998 T. 1998/3065 E, 1998/3766 K.
(e-.uyar.comİçtihat Programı, Erişim
Tarihi:6.4.2016).
46
“…Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilam-
da yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün
süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,
gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi vekili, Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün
2010/20724 Esas sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu,
anılan sıra cetvelinde, şikayet olunan lehine tasarrufun iptaline karar verildiği
gerekçesiyle ihaleden kalan bedelin şikayet olunana ait dosyalara ödenmesine
karar verildiğini, İİK’nın 283. maddesine göre, tasarrufun iptaline dair hükmün
yalnızca haciz ve satış talep etme hakkı verdiğini, ayni hak kazandırmadığını,
müvekkilinin haciz ve haczinin kesinleşme tarihinin şikayet olunanın haciz ve