

TBB Dergisi 2016 (127)
Burcu DÖNMEZ
133
dece bir tanesi gizli tanık beyanına ilişkindir ancak biz bu başlık altında
yol göstermesi amacıyla Anayasa Mahkemesinin tanıklara soru sorma
hakkı bakımından inceleme yaptığı tüm kararları değerlendirmeyi uy-
gun gördük. Gizli tanığa soru sorma hakkı kapsamındaki karar (Baran
Karadağ başvurusu) ise en son değerlendirilecektir.
1- Tanıklara Soru Sorma Hakkı Bakımından Yaptığı Genel
Değerlendirme
Konuya ilişkin ilk karar,
Erol Aydeğer
40
başvurusudur. Başvurucu,
yargılandığı ceza davasında savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle
adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu,
ailevi sebeplerle asker kaçağı olarak yaşadığını bu nedenle duruşma-
lara katılamadığını, yalnızca iki kez duruşmaya katıldığını ve bir kez
kendisini savunabildiğini; ayrıca özel avukat tutamadığını, kendisi-
ni Baro tarafından tayin edilen avukatın savunduğunu ve ilk derece
mahkemesi kararını bu avukatın temyiz ettiğini belirtmiştir. Başvuru-
cu, kendisini yeterince savunamamış olması nedeniyle savunma hak-
kının kısıtlandığını ileri sürmüştür (§24).
Anayasa Mahkemesi değerlendirmesinde , sanığın kendini savun-
ma hakkından faydalanmasının ilk koşulunun sanığın savunmasını
yapabilmesi için mahkeme önünde hazır bulunma olduğunu; her ne
kadar AİHS’in 6. maddesinde açıkça belirtilmemiş olsa da duruşmada
hazır bulunma hakkının AİHS’in 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasın-
daki adil muhakeme hakkının bir parçası olduğunu; sanığın aleyhine
açılan ceza davasında duruşmada hazır bulunmasının genel bir hak
olduğunu ve AİHS’in 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan (c),
(d) ve (e) bentlerinde yer alan hakların bir parçası olduğunu
Sejdovic/
İtalya
, B. No: 56581/00 , 1/3/2006, § 81 kararlarına atıf yapmak suretiyle
ifade etmiştir. Ayrıca, duruşmada hazır bulunma hakkının bir sonucu
olarak, 5271 sayılı Kanun’un 193. maddesinin (1) numaralı fıkrasında is-
tisnalar saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruş-
ma yapılamayacağının hükme bağlanmış olduğunu belirtmiştir(§41).
Somut olayda başvurucunun cezalandırılması için ceza davası
açıldığı halde, duruşmalardan kaçması nedeniyle başvurucu hakkın-
da duruşma yapılamadığı ve ancak yakalandığı tarihte ilk kez duruş-
40
Erol Aydeğer Başvurusu, başvuru numarası 2013/7582; karar tarihi 07.03.2014