

TBB Dergisi 2016 (127)
Burcu DÖNMEZ
135
mında ortaya koydukları konularda, derece mahkemesi önünde de bu
ihlal iddialarının gündeme getirilmesi gereğini aramakta, bu hakları
kullanmak için talepte bulunmamış olmaları halinde iddiaları kabul
edilebilir bulmamaktadır.
Konuya ilişkin ikinci karar
Atilla Oğuz Boyalı
41
kararıdır. Başvuru-
cunun iddiası doğrudan tanık dinlenmediğine ilişkindir. Söz konusu
davada başvurucu, dava dosyası kapsamında verilen birleştirme ka-
rarından sonra tanıkların dinlenmediğini ve yargılamasının makul
olmayan bir süre içerisinde tamamlandığını ileri sürerek Anayasa’nın
36. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir (§1).
“Somut olayda başvurucu hakkındaki dava, başvurucunun eşinin
yargılandığı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava ile birleşti-
rilmiştir. Birleştirme sonrasında yapılan ikinci celsede, başvurucunun
yokluğunda yapılan muameleler ve tanık beyanları Mahkeme huzu-
runda ve başvurucu mevcutken okunmuştur. Başvurucunun yoklu-
ğunda yapılan muameleler ve tanık beyanlarının okunmasının ardın-
dan başvurucudan herhangi bir diyeceğinin olup olmadığı sorulmuş
ve başvurucu aleyhe olan tanık anlatımlarını kabul etmediğini beyan
etmiştir. Başvurucu vekili de bu beyanlara katıldığını ifade etmiştir
(bkz § 49) ”.
Başvuru dosyası incelendiğinde Anayasa Mahkemesi, tanık ifadele-
rinin Mahkeme huzurunda alındığını, başvurucunun duruşmalarda ve
temyiz dilekçelerinde tanıklara soru sorma veya tanık sorgulatma tale-
binde bulunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca başvurucunun, hakkında ve-
rilen hüküm, temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin
ilgili kararı ile bozulduktan sonra bozma kararı üzerine Mahkemece ya-
pılan duruşmaya katılmadığı, bunun üzerine başvurucunun Mahkeme-
ye zorla getirilmesine karar verildiği tespit edilmiştir (§52).
Anayasa Mahkemesi, tanıkların dinlenmek üzere çağırılmasının
uygun olup olmadığının kural olarak derece mahkemelerinin takdir
yetkisi dâhilinde olduğunu, dolayısıyla bir sanığın bazı tanıkları din-
letemediğinden şikayet etmesinin yeterli olmayıp ayrıca bu tanıkların
dinlenmesinin niçin önemli olduğunu ve gerçeğin ortaya çıkması için
niçin gerekli olduğunu açıklamak suretiyle tanık dinletme talebini
desteklemesi gerektiği belirtmiştir. İlgili davada derece mahkemesi
41
Atilla Oğuz Boyalı Başvurusu, başvuru numarası 2013/99, karar tarihi 20.3.2014