

TBB Dergisi 2016 (127)
Mustafa Emre ŞAHİN
183
bir bakış açısıyla yaklaşılırsa, başvuruların tamamını cevaplayabilmek
için idarenin hem maddi hem de beşeri kapasitesinin yeterli seviyede
olması bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. Örneğin, talepleri ince-
leyecek idari birimlerin yeniden organize edilmesi, çalışma metot ve
yöntemlerinin tekrar düzenlenmesi ve daha verimli hale getirilmesi
gerekecektir.
70
Yeterli maddi ve beşeri kapasiteye sahip olmayan idare-
lerin kendilerine yapılan başvuruları süresinde cevaplayamama ihti-
mali karşısında, idarenin hukuka aykırı taleplere zımni kabul kurumu
vasıtasıyla geçerlilik kazandırma riski vardır. İdare, sadece hukuka ay-
kırı taleplere değil, örneğin aksak ve eksik projelere de bu yolla izin
verme riski ile karşı karşıyadır. İdare gecikmesi nedeniyle, normalde
onaylamayacağı taleplere izin vermiş olacaktır. Hukuka aykırı şekilde
tesis edilen zımni kabul kararları ile üçüncü kişilerin haklarını ihlal
eden veya kamuyu zarara uğratan sonuçların ortaya çıkması ihtimal
dâhilindedir.
İdare, istisna getirilen durumlara ilişkin taleplere izin verecekse,
bu durumların niteliği gereği açık izin vermelidir. Örneğin, hassas
bir bölgede yapı ruhsatı almak isteyen bir kişinin talebine onay ve-
rilecekse, bu onay zımni olarak değil açık olarak verilmelidir. Çünkü
idarenin talebi yeterince inceleme fırsatı bulamadan sürenin dolması
nedeniyle yapı ruhsatını zımnen verdiğini kabul edersek, eksik olan
projenin uygulanması aşamasında telafisi mümkün olmayan sonuçlar
doğabilir ve kamu bundan zarar görebilir. İşte, kısa bir zaman dilimi
içinde talebi cevaplaması gereken idare, kamu yararını koruma dü-
şüncesiyle talebi gereği gibi incelemeden açık ret cevabı verebilir ve bu
durum vatandaşların aleyhine olabilir.
Yeni düzenlemeye yöneltilen tüm bu eleştiriler göz önüne alındı-
ğında, doktrinde bazı yazarlara göre, sadeleştirme amacıyla yapılan
bu değişiklik, “
slogana
”
71
veya “
göz boyayan bir kurala
”
72
benzetilmek-
tedir. Basitleştirme ve yalınlaştırmanın esprisi ile pek uyuşmayan ve
eski sistemin basitliğinin aksine karmaşık bir yapıya sahip olan bu dü-
zenleme, uygulamada şu an için kanun koyucu tarafından amaçlanan
iyi niyetlerin ötesine geçememiş görünmektedir.
70
Pauliat, p. 737.
71
Bertrand Seiller, “Quand les exceptions infirment (heureusement) la règle : le sens
du silence de l’Administration”, RFDA, 2014, p. 44.
72
Pauliat, p. 737.