

Vergilendirme Yetkisinin Meşruluk Kaynakları: Optımal Vergilendirme İlkeleri ve Kamu Yararı
232
yöneticilerin, sözü edilen ortak iyinin peşinden gitme yükümlülükle-
rinin nasıl yorumlanacağı ve bu yükümlülüklerin nasıl yerine getirile-
ceği sürekli bir tartışma konusu olmuştur. Çünkü modern demokratik
ülkelerde grupların, kuruluşların ve yurttaşların arasında herhangi
bir ortak iyinin olup olmadığı varsa bile bunun nasıl bulunup ortaya
çıkarılacağı merak edilmektedir.
20
Özellikle 20. yüzyılda birey ve azınlık haklarının ağır ihlallerinin,
içinde bireyin eridiği toplum ve ulus gibi kolektif varlıklara dayanı-
larak meşrulaştırılmaya çalışılması, toplumun genel çıkarını ifade et-
mek üzere yeni bir kavrama başvurulması gereğini doğurmuştur. Bu
gereklilik sebebiyle klasik siyasal düşüncede “genel irade”, “ortak iyi”
gibi kavramların yerine günümüzde toplumun tüm üyelerinin çıkar-
larını ifade etmek üzere en yaygın şekilde kullanılan kavram “kamu
yararı” kavramı olmuştur.
21
Kamu yararından önce, sanayi toplumu öncesinde var olan Avru-
pa siyasi toplumunun ortak yarar ve ortak iyi anlayışında devletten
başka mevcut bir toplum yararı reddedilmekte iken,
22
günümüzde ar-
tık insanların topluluk ve örgütlerin kendilerini oluşturan kişilerden
farklı hedefler izleyebilecekleri ve bu hedeflere varmak için izlenen
politikaların birbirleriyle ve zaman içinde kendileriyle çelişebilecek-
leri fikri de kabul görmeye başlamıştır.
23
Fransız Devrimi ile devletten
önce ve öte mevcut bir kamu yararı reddedilerek toplum yararı Orta
Çağ’da olduğu gibi ilahi olmayan yani dünyevi, ussal ve anlaşılabilir
bir değer ölçüsü haline gelmiştir.
Bu bakımdan tanımlanması oldukça güç olan “kamu yararı”nın
geniş anlamıyla siyasal, sosyal ve hukuki boyutlara sahip soyut bir
kavram olduğunu söylemek gerekir. Ancak “kamu yararı” kavramı si-
yasal iradenin topluma yönelik politika ve faaliyetleri ile soyutluktan
çıkıp somut hale gelebilmektedir. Çünkü kamu yararı, siyasal bir ta-
sarruftur. Siyasal iradeye yön veren ideoloji ve bu ideoloji çerçevesinde
20
Robert Dahl, Demokrasi ve Eleştirileri, Çev. Levent Köker, Yetkin Yayınları, An-
kara, 1996, s. 357.
21
Oktay Uygun, Demokrasi Tarihsel, Siyasal ve Kültürel Boyutlar, XII Levha Yayın-
ları İstanbul 2011, s. 379.
22
N. Münci Çakmak, İdare Hukukunda Kuramsal Olarak Kamu Yararı, Seçkin Ya-
yınları, 2013, s,123.
23
Akıllıoğlu, s. 16.