

Veteriner Hekimin Sözleşme Dışı Sorumluluğu
284
ğüne aykırı icraî veya ihmalî davranışı ile hasta hayvanın yaralanması
veya ölümü arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurulabilmelidir. Huku-
ka aykırı fiil, normal hayat tecrübelerine göre zararı doğurmaya elve-
rişli değilse, yani “nedensellik bağı” kurulamıyorsa
83
ya da “nedensel-
lik bağı kesilmişse” veteriner hekimin veya diğer sağlık personelinin
sorumluluğu doğmaz. Nedensellik bağının kesilmesine yol açan se-
bepler, mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru ve zarar görenin ağır
kusuru olarak kabul edilmektedir.
84
B. Veteriner Hekimin Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan
Sorumluluğu
Veteriner hekim ile hayvan sahibi arasında sözleşme ilişkisi bu-
lunmayan hallerde söz konusu olan bir başka sorumluluk türü, in-
sanlar üzerinde uygulanan tıbbî müdâhalelerde olduğu gibi,
85
hayvan
sahibinin iradesine dayanmaksızın hasta hayvana uygulanan tıbbî
müdâhalelerde de söz konusu olabilen vekâletsiz iş görme sorumlulu-
ğudur. Vekâletsiz iş görme genellikle, deprem, trafik kazası gibi sözleş-
me yapılması imkânı bulunmayan, hayvan sahibinin izninin alınama-
dığı veya hayatî tehlike sebebiyle ameliyatın genişletilmesinin zorunlu
olduğu durumlarda söz konusu olabilir. Ancak burada işin görülmesi,
hayvanın yararına veya hayvan sahibinin muhtemel iradesine uygun
değilse, veteriner hekimin fiili hukuka aykırı sayılır. Başka bir deyiş-
le, veteriner hekimin sorumluluğu için, hukuka aykırı vekâletsiz iş
görme söz konusu olmalıdır. Zira Türk Borçlar Kanunu’nun 526. mad-
83
13.HD., 4.3.1994, 8557/2138: “…maddi tazminat yönünden; davalıların meslekî
özen ve ihtimama ilişkin yükümlülüklerini ifa sırasında gösterdikleri az yukarıda
açıklanan eksik eylemleri ile zararlı sonuç (bebeğin ölümü) arasında uygun illiyet
bağının var olup olmadığı, eylemin niteliği itibariyle olayların doğal ve alışılmış
(mutat) akışına, hayat deneyimlerine ve objektif ihtimallere göre, meydana gelmiş
zarar türünden bir zararı doğurmaya elverişli olup olmadığı öncelikle saptanma-
lıdır.” (KHYK-J).
13.HD., 9.3.2002, 1376/3840: “Hükme esas alınan Yüksek Sağlık
Şurası rapor ve ek raporunda ibraz edilen deliller tek tek ele alınıp irdelenmemiş,
davacıya 25.3.1998 gününde davalı hastanede yapılan anjiografi sırasında, dava-
cının hastane mikrobu kapıp kapmadığı ve bunun sonucunda ayağının kesilip ke-
silmediği, yapılan anjiografi eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı
bulunup bulunmadığı açıkça ortaya konulup tartışılmamıştır.” (KHYK-J).
84
Ayan, Tıbbî Müdâhale, s. 111; Antalya, s. 536 vd.; Yavuz İpekyüz, s. 139; Özgül, s.
161.
85
Ayan, Tıbbî Müdâhale, s. 60; Hasan Özkan/Sunay Akyıldız, Hasta-Hekim
Hakları ve Davaları, Seçkin Yayınevi,
2. Bası, Ankara 2012, s. 298; Petek, Sağlık, s.
88; Özgül, s. 91.