

Geçmişten Günümüze Azınlık Vakıflarının Mal Edinmeleri Sorunu
136
leri yönünde bir hüküm bulunmaması ve buna rağmen vakıfların 1974
tarihli Yargıtay HGK kararına kadar hiçbir yasal engelle karşılaşma-
dan mal varlığı edinebilmeleri bunun açık bir göstergesidir
106
.
Diğer taraftan, özellikle azınlık vakıflarının taşınmaz mal edin-
melerine ilişkin sınırlamaların kaldırılması sonucunda bu vakıfların
dışarıdan maddi yardım alarak ülke menfaatlerine aykırı faaliyetlerin
bir aracı haline gelecekleri yönündeki düşüncelerin ise kişilerin etnik
veya dinsel kimi farklılıklarından yola çıkarak ve şüpheye, zanna ve
vehimlere dayalı olarak söz konusu kişiler hakkında yasa kurallarıyla
bazı kısıtlamalar getirilmesinin hukuk devleti anlayışıyla bağdaşır bir
yönü yoktur. Esasen böyle bir yaklaşım, Müslüman Türk vatandaşları
tarafından kurulabilecek vakıflar veya diğer tüzel kişiler ya da gerçek
kişiler tarafından da aynı amaçlarla mal edinebileceği gerçeğini de göz
ardı etmektedir.
Kaldı ki burada TMK’nun 54., 115., 116. ve 5737 sayılı Yasa’nın 27.
maddelerinin azınlık vakıfları bakımından da bu konuda yeterli önle-
mi öngördüklerini söyleyebiliriz. Her ne kadar söz konusu yasa mad-
deleri yeni vakıflar için uygulanabilecek idiyse de 5737 sayılı Yasa’da
bu konuda hüküm bulunmaması nedeniyle söz konusu vakıflar için
de anılan hükümlerin uygulanabileceği düşünülmektedir.
Buna göre, TMK’nun 115. maddesinde İçişleri Bakanlığınca
Anayasa’da öngörülen hallerde ve belirlenen usullere uygun olarak,
denetim makamının da görüşünü almak suretiyle mahkemece bir ka-
rar verilinceye kadar bu tür faaliyetlerde bulunan vakıflar geçici ola-
rak faaliyetten alıkonulabileceği gibi, yine aynı Yasa’nın 116. maddesi
uyarınca da Anayasa’da öngörülen bu tür ilkelere aykırı faaliyette bu-
lunduğu saptanan vakıfların TMK’nun 116. maddesi uyarınca mahke-
me kararıyla dağıtılmaları da mümkündür.
Yine, TMK’nun tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri düzenleyen
bölümünde yer alan 54. maddesinin son fıkrasındaki
“Hukuka veya ahla
ka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin
malvarlığı her halde ilgili kamu kuruluşuna geçer.”
; 5737 sayılı Yasa’nın 27.
maddesindeki
“…dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta
106
Ata Sakmar, “Cemaat Vakıflarıyla İlgili Hukuki Düzenlemeler”,
Vakıf Sempozyumu
Kitabı
, Ankara, 2004, s. 114.