

Engelli Hakları Sözleşmesi’nde Ayrımcılık Yasağı ve Türkiye’nin Uyum Sorunu
164
maşık hal almıştır. Pasaport Kanunu’nun hususi pasaport alabilecek
kişileri düzenleyen ilgili 14. maddesi, hususi damgalı pasaport alma
hakkına sahip ana-babaların 18 yaşından küçük erkek çocuklarıyla
evli ve işi olmamak kaydıyla 25 yaşına kadar olan kız çocukların, ai-
lelerinin bu hakkından yararlanabileceğini düzenlemekteydi. Ancak
hüküm, seyahat hakkı ve hürriyeti bakımından erkek ve kız çocuklar
arasında ayrıma ve eşitsizliğe yol açmakta, engellilere özel bir düzen-
leme içermediği için de özellikle ailelerinin bakımına muhtaç, seyahat
zamanlarında da ailelerine bağımlı olan zihinsel, fiziksel ve ruhsal en-
gelli genç ve yetişkinlerin seyahat hürriyetlerini sınırlayarak mağdu-
riyete neden olmaktaydı. Bu sorunu gidermek için 18 yaşını tamam-
layan engelli oğlunun hususi pasaport süresinin uzatılması talebinin
reddedilmesi üzerine idare mahkemesine iptal davası açan baba, aynı
zamanda Pasaport Kanunu’nun 14/A maddesinin Anayasa’nın eşit-
lik hükmüne aykırı olduğu iddiasını da ileri sürmüştür. İtirazın yerel
mahkemece kabul edilerek Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesiyle,
engelli bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ayrımsız olarak kullana-
bilmelerine ilişkin sancılı mücadele başlamıştır. Anayasa Mahkemesi,
36
hususi damgalı pasaport sahibi olan kişilerin kız ve erkek çocuklarının
aynı hukuki durumda olduklarını, aynı durumda bulunan kişilerin
yasanın öngördüğü haklardan aynı esaslara göre yararlandırılmaları
nın eşitlik ilkesinin gereği olduğunu ileri sürerek 14/A maddesinin
son paragrafını Anayasa’nın 2 ve 10 maddelerine aykırı bulmuş ve ip-
tal etmiştir. İptal kararında Mahkeme, Anayasa’nın 10. maddesini hu-
kuki (şekli) eşitliğin korunmasıyla sınırlandıran bir değerlendirmeyle
ele almış, fiili eşitliği içerecek bir yorum geliştirmemiştir. Mahkemeye
göre,
Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen “yasa önünde eşitlik ilkesi”nin
amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulma
larını sağlamak ve kişilere yasalar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık
tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kişi ve topluluk
lara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklan
mıştır. Bu yasak, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemekte
dir. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için
değişik kuralları gerekli kılabilir. Ancak kişisel nitelikleri ve durumları özdeş
olanların, farklı kurallara tabi tutulmaları Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykı
36
Bundan sonra Mahkeme olarak anılacaktır.